AHMED
DAVUDOĞLU
588.
NOLU HADİSİN ŞERHİ:
Bu hadisi Buhari «Kitabu'I
Cumua»da rivayet ettiği gibi sair sahih sahipleri de rivayet etmişlerdir.
Misvak babında İmam Tirmizi 17 sahabinin, hadis rivayet ettiğini kaydeder.
Sivak hem misvak
tutunmaya hemde misvak çubuğuna Itlak edilen bir kelimedir. Misvak hususunda ulema-i
kiram bir çok vecihlerden söz etmişlerdir.
1- Misvak kullanmak
vacipmidir? Sünnetmi? Bu suale ulemanın ekserisi vacip değildir diye cevap
vermişlerdir. Hatta vacip olmadığına icma' bulunduğunu iddia edenler olmuştur.
Yalnız hadis ulemasından îshak b. Rahuye'nin: «Her namaz için misvak tutunmak
vaciptir. Onu kasten terkedenin namazı batıl olur» dediği rivayet olunur.
Davudu Zahirî de «Misvak vaciptir lakin şart değildir» demiştir. Misvakın vacip
olduğunu söyleyenler bu hususta hadislerde varid olan emirle ihticac ederler.
Fakat kendilerine bu hadislerin sabit olmadığı söylenerek itiraz edilmiştir.
Buradaki hadis yalnız misvakın farz olmadığını anlatmaktadır. Misvakın sünnet
veya mendup olması bile başka delillerden anlaşılır.
İmam Şafiî: «Hadis
misvakın vacip olmadığına delildir; çünkü vacib olsa ümmete meşakkat versin
vermesin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu emrederdi.» demiştir.
Bazıları misvakın dini sünnetlerden olduğuna diğer bazıları abdestin
sünnetlerinden; bir takımları da namazın sünnetlerinden olduğunu söylerler.
Onun dini sünnetlerden olduğu Ebu Hanife'den bakledilmiştir. Bu babta en
kuvvetli kavilde budur.
2- Misvakın ne zaman
tutulacağı ulema arasında ihtilaflıdır. Ekseriyetle Hanefiyye ulemasına göre
mazmaza sırasında kullanılır. Bazıları mutlak surette abdest alırken
tutunulacağını söylerler. Ebu Hanife'den misvak tutunmanın dinî sünnetlerden
olduğu nakledildiğine göre her zaman misvak kullanılabilir. Bazıları abdest
almazdan Önce kullanılacağını söylemişlerdir. İmam Şafiî'ye göre namaz
kılınacağı zaman, abdest alırken ve ağız kokusunun değiştiği hallerde misvak
kullanmak sünnettir.
3- Hanefiyye ulemasına
göre; misvak abdest alırken mazmaza sırasında dişlere uzunluğuna değilde
genişliğine sürmek suretiyle kullanılır.
Delilleri bu bab Hz.
Aişe (R.A.)'dan rivayet edilen bir hadistir. Hadiste misvakın kullanışı bu
şekilde tarif edilmiştir.
İmamu'l Haremeyn
misvakın dişlerin hem uzunluğuna hem genişliğine yapılacağına kail olmuştur.
Şayet bunlardan birisiyle iktifa edilirse o zaman genişliğine doğru
kullanılacaktır. Sair Şafiîyye uleması bu meselede Hanefilerle beraberdir.
Misvak sağ elle tutulur. Müstehab olan ağza üç defa su alarak üç misvak
kullanmaktır.
4- Misvak kullanmanın
sayısı hakkında muayyen adet yoktur. Abdest alan, dişlerin temizlendiğine
kanaat getirinceye kadar misvak kullanabilir. Misvak kullanırken o husustaki
me'sur duayı okumalıdır. Hanefîlerin
«el-Muhit» nammdaki fıkıh kitabında
«kadının sakız çiğnemesi misvak yerini tutar: Çünkü kadının dişleri
zayıftır. Misvak kullanırken düşeceğinden korkulur, sakızda misvak gibi dişleri
temizler ve diş etlerini kuvvetlendirir» denilmektedir.
5- Misvak bulamayan
dişlerini parmağı ile ovalar. Beyhakînin «Sünen» inde Enes (R.A.)'dan rivayet ettiği bir hadiste
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in: «Misvak yerine parmaklar kafidir.»
buyurduğu rivayet olunur. Bu hadis zaiftir. Fakat Tabarani'nin «el-Evsat» ında
Hz. Aişe (R.A.)'dan rivayet ettiği bir hadiste de: «Parmağını ağzına sokarak
misvak yerine kullanır.» denilmiştir.
6- Ağzı misvak ağacının
çubuğu ile temizlemek müstehaptır. Buhari'nin tarihinde zikredildiğine göre;
ashaptan bazıları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve SellemJ'e misvak ağacından
çubuk takdim etmişler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bununla misvaklanın
buyurmuşlardır.» Tabaranî'nin «el-Evsat»ında rivayet ettiği Muaz b. Cebel
(R.A.) hadisinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in zeytin ağacından
yapılan misvakı pek beğendiği ve onu tavsiye ederek: «Bu hem benim, hem de
benden önce geçen Nebilerin misvakıdır.»
buyurduğu rivayet olunur.
7- Misvak kullanmaktaki
hikmet hususunda İbni Dakikil İyd şunları söyler. «Namaz kılınacağı zaman
misvak kullanmanın müstehab oluşundaki hikmet bunun Allah'a tekarrup hali
olmasıdır. Binaenaleyh İbadetin şerefini göstermek İçin bu halin kemal ve
temizlikle muttasıl olması icab eder. Filhakika Bezzar'ın Hz. Ali (R.A.)'tan
rivayet ettiği bir hadiste misvak kullanmanın Kur'an-ı kerimi dinleyen
melaikeye taalluk eden bir iş olduğu, melaikenin ona ağzını ağzına değdirecek
kadar yaklaştığı beyan ediliyor. Ebu Nuaym'ın Hz. Cabir (R.A.) dan mutemed
raviler vasıtası ile rivayet ettiği bir hadistede: «Bîriniz geceleyin namaz
kılmağa kalkarsa misvak kullansın. Çünkü o namaz kılmağa kalkınca kendisine bir
melek gelerek ağzını onun ağzına temas ettirir. Artık o kulun ağzından çıkanlar
melaikenin ağzına girer.»
buyurulmuştur.
Kuşeyri'nin Ebu'd-Derda
(R.A.)'dan isnadsız olarak rivayet ettiği bir hadistede: «Misvak tutunmaya
devam ediniz, çünkü misvakta yirmidört haslet vardır. Bunların en makbulü
Allah'ın razı olmasıdır. Hem namazı yetmiş yedi derece katlanır. Misvak vakit,
hal ve zenginliğe sebep olur. Ağız kokusu temizler. Diş etlerine zindelik
verir, baş ve diş ağrısını giderir; yüzü ve dişleri parladığı için melekler
kendisiyle musafaha eder.» buyurulmuştur,
8- Misvakın fazileti
babında İmam Ahmed b. Hanbel ile İbni Hibban Hz. Aişe (R.A.) dan şu hadisi
rivayet ederler: Resullullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Misvak ağzın temizliği,
Teala hazretlerinin rizasıdır.» buyurdular rivayet edilmiştir.
Ebu Ömer misvak
kullanmanın fazileti ittifakı olduğunu bu babta hiç bir ihtilaf bulunmadığını
bütün ulemaya göre misvak kullanarak kılınan namazın misvaksız kılınan namazdan
efdal olduğunu söylemiştir. Hatta Evzaî :
Misvak abdestin yarısıdır. Bu husus namaz kılınacağı zaman, abdest
alırken, kur'an okurken, uykudan uyandıktan sonra ve ağzın kokusu değişince
misvak kullanmak te'kiden mutluptur. Gece namazlarının her iki rekatı arasında,
cum'a gününde ve keza uykuya yatarken, vitir namazından sonra sabahleyin ve
yemekten önce misvak kullanmak müstehaptır.» demiştir.
9- Babımızın hadisi Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in ümmetine olan sonsuz şefkat ve merhametine
delildir. Zira misvak kullanmayı emretmemesi ancak onlara meşakkat vermemek
hikmetine mebnidir.
10- Hadis-i şerif Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vahiy
nazil olmadığı zaman içtihad etmenin caiz olduğuna delildir. Nitekim misvak
hususunda ictihadda bulunarak onu emretmemek için meşakkati sebep göstermiştir.
Eğer hüküm vermesi mutlaka bir nassa mütevakkıf olsaydı misvak emrini
verememesine sebep bu babta ayet bulunmamasını gösterirdi. Maamafih bazılarına
göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu sözü meşakkat bulunduğu
için misvak kullanmanın emredilemediğini haber verme mahiyetindede telakki
edilebilir. Bu takdirde hadisin manası «eğer meşakkat olmasaydı Allah misvak
kullanmayı emreder ben de onun vacib olduğunu size haber verirdim» demek olur.
Fakat bu ihtimal uzak görülmüştür. Hadisin zahiri manası, meşakkat olur
endişesi ile misvakın emredilmediğîni gösteriyor. Resulullah (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem)'in emri hakikatta daima Allah'tan gelen emirdir. Çünkü onun kendi
heva hevesine göre söz söylemediği nass-ı Kur'anla sabittir.
11- Bu hadisle Nesaî
oruçlu bir kimsenin öğleden sonra misvak kullanmasının müstehab olduğuna
istidlal etmiştir. Çünkü hadis her namaza amm ve şamildir.
12- Hadis-i şerif amm
olduğu için ulema farz ve nafile namazlarla bayram namazları istiska, küsuf ve
husuf namazlarında misvak kullanmanın müstehab olduğuna istidlal etmişlerdir.
Çünkü umumun muktezası budur.
13- Hadis-i şerifte
misvakın alel umum her namazda kullanılması matlup gösterildiği için bazıları
mescidde dahi kullanılmasının mubah olduğuna kail olmuşlardır. Malikilerden
bazıları ise; mescidi kirleteceği mülahazası ile orada misvak kullanmayı kerih
görmüşlerdir.